Heine’i bir Türk’ten okumak

O kadar keyif aldım ki, iki günde bitirdim. Serdar Dinçer’in “Almanya-Bir Kış Masalı ve Diyalektiğin şairi: Heinrich Heine“ adlı kitabı son zamanlarda hem öğrenerek hem de keyif alarak okuduğum kitapların başında geliyor.

Ülkemizde de bilinmedik biri değildir Heine. Şiirlerinin dilimize çevrildiğinden haberdarızdır. Sadece edebiyatla değil müzikle ilgilenenlerin de bildiği bir isimdir ayrıca. Çünkü Schuman ya da Schubert gibi büyük bestecilerce bestelenmiş şiirleri de vardır Heine‘nin. Bana yetecek kadar bildiğimi sanıyorum Heine’i. Şiirlerinde, anadilinde okuyanlar tabii, hicvin de ironinin de çok belirgin olduğunu söylerler. Akademik alanda yayınlanmıştır muhtemelen ama popüler anlamda Heine hakkında yazılmış kapsamlı bir kitap olduğunu sanmıyorum ülkemizde. O nedenle Dinçer’in kitabı deyim yerindeyse ilaç gibi geldi.

Hak ettiği ilgiden mahrum

Kitabın çok iyi olduğunu okuyanlar anlayacak zaten, tabii bulabilirlerse. Çünkü bu çok iyi yazılmış kitap, yazarının kendi olanaklarıyla bastırdığı, hak ettiği ilgiden mahrum kalmış bir kitap. Dolayısıyla her yerde bulabilmek mümkün değil. Oysa Almanya’da yaşayan son derece entelektüel bir Türk’ün, “ben Almanlardan daha iyi anlıyorum Heine’i“ diyerek kaleme aldığı bu önemli kitap için yayınevleri sıraya girmeliydi. Serdar Dinçer, aslında yayın dünyamızın pek de tanımadığı bir ad değil. Bir kitabı önemli bir yayınevinden çıkmış bir yazar. (Alman Belgelerinde Alman-Türk Silah Arkadaşlığı ve Ermeniler- İletişim Yayınları). Ancak yayın dünyasında “işlerin nasıl gittiği“ konusunda pek fikri olmadığı için kendini anlatamamış belli ki.

Heine’in yaşama öyküsünü şiirlerini izleyerek, yaşamındaki önemli olayları anımsatarak anlatırken başka alanlara da giren sıcak, son derece yetkin bir üslubu var Dinçer’in. Heine’in şiirlerini yazma gerekçelerini de öyküleriyle birlikte anlatıyor oluşu okuyucuyu cümlelerin peşine takıyor gerçekten. Büyük Marx’la kısa da olsa tanışan Heine’i anlatırken olağanüstü bir arka plan çizmiş yazar. Bu da kitabı gerçekten “dolu“ kılmış.

Kitabın yazılış serüvenini “Yaptığım aslında basit özetçilik. Kitapları özetleyip özetleyip, harmanladım, hepsi o kadar.“ deyişi yaptığı işi çok hafife aldığını gösteriyor. Bu kuşkusuz tevazu ama gerçek değil söylediği. “Özetlediği“ doğru elbette ama “harmanlama“ maharet ister, basit iş değildir. Bunu başardığına tanık oldum kitabı bitirdiğimde. Okunan onca kaynak kitabın, kitapta hiç de göze batmadığına tanık olan okuyucu bu harmanlamanın kaynakları doğru kullanmakla başarılabileceğini Dinçer’in kitaplarını okuyarak anlayabilir rahatlıkla.

Görülmemiş bir tutku

Heine’i bu kadar seven birine rastlamadım ülkemizde. Vardır belki, ama yoksa eğer, artık var. Dinçer, Türkçe okuyanlara harika bir Heine biyografisi armağan etti. Tutkusuna teşekkür borçluyuz. Heine’e neden tutkulu olduğunu kitabı okuduğunuzda anlayabileceksiniz. Gerçekten görülmemiş bir tutku bu. Bazı şiirlerini çevirerek başlayan Heine takipçiliği Dinçer’i bence bu şairi en iyi bilenlerimizden biri yapmış. Dinçer’in Favori yayınları arasında çıkan Atta Troll başlıklı bir başka kitabı daha var o da Heine üzerine.

Tüm edebiyat dünyasında hakkında yazılan biyografilerin çeliştiği, herkesin kendine göre biçimlendirdiği bir Heine var, denir.. Ama Dinçer onca kaynaktan yararlanarak Heine’in -bana göre -en doğru portresini çizmiş. Sadece bir rastlantı sonucu, Dinçer’in kardeşi Sevtap hanımın lütfedip yollamasıyla haberdar olduğum “Almanya-Bir Kış Masalı ve Diyalektiğin Şairi: Heinrich Heine“ 2006 yılında basılmış. İkinci baskısı yok kitabın. Hiç mi gören olmadı, okuyan varsa önemini hiç mi fark etmedi anlamak gerçekten çok zor.

Yıllardır Almanya’da yaşayan Serdar Dinçer Berlin Teknik Üniversitesi Maden Fakültesi mezunu. Ama uzun yıllardır aynı ülkede sosyal pedagogluk yapıyor. Çocukluktan yetişkinliğe, dezavantajlı yetişkin gruplardan, yaşlılarla çalışmaya kadar bir çok farklı alanda çalışırlar sosyal pedagoglar. Dinçer’in sosyal pedagoji yöntemlerini bilmesi kitaplarındaki derinliğin nedeni belki de.

İlk baskısının üzerinden on altı koca yıl geçen “Almanya-Bir Kış Masalı ve Diyalektiğin Şairi: Heinrich Heine“‘in bir kenarda kalmasına gönlüm razı değil. Bunu sevgili Burak Tatari ile yaptığımız programda da dile getirerek yayınevlerine çağrıda bulundum. İlk yanıt sevgili İbrahim Akyol’dan (Mimas Yayınları) geldi. Dinçer’in kitaplarının güzel baskılarını yakında görebileceğiz demektir bu.

Serdar Dinçer’in bugüne kadar yazdıkları ile yazacak oldukları okuyucuyla mutlaka buluşturulmalı. Sessiz sedasız okuyup yazan, üreten biri var hayatımızda, kayıtsız kalmamalıyız.

Şimdi Heine hakkında daha fazla bilgi sahibiyim. Neşesini de trajedisini de öğrendim.

Dinçer’e teşekkür ediyorum.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir